Anadoluca

AsKlaRIN NeSeSi De O'duR, GaMI Da..

22/3/2007 · Kategori: SeVGiYe DaiR

Eğer ;

 O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...

 sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,

 ve O, her durduğunuz yerde duruyor,

 her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,

 hüzünlendikçe ağlıyorsa...

 dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu

 bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...

 hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...

 her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...

 bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez

 özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,

 iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...

 iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...

 eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın

 O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

 kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...

 özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...

 hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...

 O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme,

 vuslat sehere denkse...

 gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;

 bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...

 uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...

 dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,

 bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...

 Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,

 sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

 ...o halde bugün sizin gününüz!..

 "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

 Can Dündar

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Çanakkale Savaşı’na Giden Bir Yiğidin Ardından..

18/3/2007 · Kategori: Tarih

 

Çanakkale Savaşı’na Giden Bir Yiğidin Ardından..

Ey oğul
Ela gözlü al yanaklı can oğul
Sana yedirdiğim ekmek, içirdiğim su; ancak vatan topraklarından düşman çıktığı zaman helaldir oğul.Bu mektubu iyi oku, iyice anla.Anaya evlat acısı ağır gelir.Evlat acısı hiçbir şeye benzemez oğul.
Aklına, silahına ve bayrağına iyi sarıl oğul.Neden bu dağ başındayım diye düşünme.Bu vatanı savunurken ölürüm diye üzülme, ölürsen şehit düşersin oğul.
Unutma ki vatanın her zerresinde yaşayan her can canından bir parçadır. Bütün analar senin anandır ve her civan, yiğit asker benim evladımdır.
Geride bıraktığın karını, küçük oğlunu ve ananı düşün.Bu yüzden nöbetin iyi tut oğul.
Vatanına ihanet etme ve edene de asla müsaade etme oğul.Sana ve bütün civan askerlere güveniyoruz.Yaşlı gözlerle ardından bakıyor olsak bile üzülmeyesin oğul.
Kör kurşunlardan bedenenini koruyasın.Seni yere sermesine izin vermeyesin.
Bana babanın tek yadigarısın.Saçının tek teline kıyamam; ancak vatan söz konusuysa acımı, hasretimi yüreğime gömerim.Sen rahat ol oğul.
Bilmeni istediğim bir şey daha var.Sen orada açsan; ben de açım.Sen orada nöbetteysen; ben de burada nöbetteyim.Çünkü ben bir anayım oğul.
Düşmanı civan askerlerle beraber yerle bir edip vatan toprağından döktüğünde ölmüş olsam bile sakın yüreğin titremesin, ağlama oğul! Ağlama ki mezarımda rahat uyuyayım.Ben senin kurtardığın o topraklarda uyuyacağım.Hakkını helal edesin oğul.Mektupla helallaştık; ama ana yüreği neyleyim oğul.
Sana oğlunun patiğini yolluyorum.Onu kokla,ona doy diye.
Ey oğul! Söylediklerimi sakın unutmayasın.Yüreğine koyup öyle savaşasın…

anan Kezban


 

Günay Öztürk Özdemir

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::